24 Kasım 2009 Salı

Hayat Ankara’da beklenir, İstanbul’da kovalanır, İzmir’de ise yaşanır.


Ankara’yı bir türlü sevemedim. Nefret ettiğim söylenemez ama sevemedim işte. Cetvelle çizilmiş gibi duran yolları, işlevsel ama estetikten uzak binaları ve o memur havasıyla bana hep sevimsiz gelmiştir. Ankara için en güzelinisanırım bir Ankara sürgünü olan Cemal Süreya söylemiştir:

Ankara ,
En iyi kalpli üvey ana,
Bu şehri bu kadar yalın anlatan başka bir şey olamaz sanırım. Sorumluluklarını bilen, asla kötü davranmayan ama sonuçta bir üvey anaolan Ankara. Bu şehirde insanlar bekler. Emekliliği, askerliğinbitmesini, rüşvetin gelmesini, gönderdiğiniz evrakın cevaplanmasını , suskundevletin konuşmasını beklerler. Taşı çatlatacak bir sabırla bir şeyleribeklerler, kim bilir bekledikleri hayattır. Belki denizi görselerdi beklemezlerdi. Denizi su sanırlar. Suyu görmek için göllerin kıyısınagidersiniz ama su ufka uzanmaz. Bir suyu deniz yapan ufuk yoktur Ankara'nın göllerinde. Oysa ne önemlidir suyun hiç bitmemesi veuysal bir sevgili gibi gökyüzüyle birleşmesi. O vaatker ufuk çizgisi,o nasıl güzeldir. Her zaman ötelerde bir şey olduğunu fısıldayano şehvetli çizgi. İnsanlar Ankara'da beklerler, kim bilir beklediklerihayattır.

İstanbul'da ise durum daha vahimdir. Hayat sanki bir adım ötede duruyorgibidir. Doğruya doğru, dünyanın en güzel şehridir İstanbul, ama hayateli çabuk davranır. Daha siz elinizi uzatmadan işveli bir kadın gibikaçargider. Bu yüzden hırsla kovalarlar hayatı İstanbullular. Beklediği şeyinbelki de hiç gelmeyeceğini söyleyen şeytani fısıltıya rağmen, Ankaralının dingin tevekküllü bekleyişinde bir huzur vardır. Ama İstanbullunun hırslı kovalamacasında ne huzur vardır ne de tatmin.Dünyanın en güzel şehri hemen kol mesafesindeyken kendilerini yiyip yutan bir kovalamacanın içinde kaybolur giderler. Hayat kaçar, onlar kovalar.

Ama İzmir... İzmir'de hayat beklenmez, kovalanmaz da. O zaten sizinle beraberdir. Ufkun ötesini muştulayan bir deniz vardır. Mutlulukla dolu, sakin bir sevişmenin tadındadır körfez. Körfez vapurlarının sakingidişinde hırslarınız yok olur, kovalamayı bırakırsınız, hatta martılaragevrek atacak kadar iyilikle dolarsınız. Ne varsa bu şehirde, bayatlamışvapur çayı bile nektar olur. Hafta sonları denize doğru bir göç başlar."Ey hayat, biz Çeşme'ye gidiyoruz, sen de arkadan gel" derİzmirliler muzipçe. Ve ne gariptir ki hayat, uslu bir çocuk gibi onlarınpeşinden gider.
Ne garip, uçak biletinin üzerinde adımın hemen yanında yazan IZM harflerine sevgiyle bakıyorum. Sabırsızım, sevgilisine kavuşacakaşıklar kadar.

Cemal Süreya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder